DERNEKLERİMİZİN YAPTIĞI BAŞVURU DİLEKÇESİNİ AYNEN AKTARIYORUZ - Özel Haber

 

ÇEVRE VE ŞEHİRCİLİK BAKANLIĞI

ÇEVRESEL ETKİ DEĞERLENDİRMESİ

 İZİN VE DENETİM GENEL MÜDÜRLÜĞÜ’NE

İTİRAZ EDEN:      Akbük Kültür ve Çevre Derneği ve
                             Akbük Doğa ve Düşünce Derneği
Vekili:                   Av. Faruk Haksal
KONU:                Aydın ili Didim ilçesi Arapça-Karacagöl Dalyanı 3 numaralı Potansiyel Su Ürünleri Yetiştiriciliği Alanı Mevkii sınırları dahilinde Agromey Gıda ve Yem Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından yapılması planlanan Su Ürünleri Yetiştiriciliği Tesisi (2000 ton /yıl) projesi ile ilgili olarak yürütülen ÇED süreci kapsamında usulen düzenlenen Halkın Katılımı Toplantısı’nın usul ve yasaya aykırı olarak gerçekleştirilmek istendiğine ilişkin itirazlarımızı havi başvurudur.

İTİRAZ NEDENLERİMİZ İLE

HUKUKİ VE MADDİ GEREKÇELERİ:

1.         Aydın ili Didim (Yenihisar) ilçesi Arapça-Karacagöl Dalyanı olarak ilan edilmiş bulunan 3 numaralı su ürünleri yetiştiriciliği alanı mevkii sınırlarında yer alan söz konusu Agromey Gıda ve Yem Sanayi Ticaret A.Ş. ile ilgili olarak yürütülen ÇED süreci kapsamında, 25.11.2014 tarihli 29186 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Yönetmeliği’nin 9. maddesi uyarınca 16.01.2020 tarihinde yapılması planlanan Halkın Katılımı Toplantısı usul ve yasaya aykırı olarak gerçekleştirilmek istenmiş, halkın bu girişime yasal haklarını kullanarak karşı çıkması sonucunda akamete uğramış olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz.

 2.      Söz konusu Halkın Katılımı Toplantısı uygun araçlarla ve Didim halkının tümünün bilgi edinmesini sağlayacak bir şekilde duyurulmamıştır.

Söz konusu projenin doğrudan etkileri gelişme çizgisinde bir turizm kenti olan Didim’in turizm geleceğini ve halk sağlığını olumsuz etkileyecek sonuçları içeren ve çevre değerlerini açıkça ihlal eden bir girişimdir.

 Dolayısıyla söz konusu toplantı duyurusunun yoğun bir biçimde tüm Didim halkına, ilgili turizm sektör temsilcilerine ve ilgili tüm demokratik kitle örgütlerine yönelik olarak yapılması gerekirdi. Bu bir yasal zorunluluk olduğu gibi aynı zamanda etik bir gerekliliktir.

 Ayrıca… Arz ettiğimiz bu nedenlerle, vekili olduğum çevre dernekleri anılan toplantıya aktif olarak katılma imkanını bulamamışlar; üyelerini bu konuda bilgilendirerek söz konusu Halkın Bilgilendirme Toplantısı’na katılmalarını sağlayamamışlardır.

Dolayısıyla bu nedenle, Didim halkı yanında müvekkil dernek üyelerin de, Anayasa’dan ve ilgili çevre mevzuatından doğan haklarını kullanmaları fiilen engellenmiş bulunmaktadır. Bu husus da ayrı ve müstakil ciddi bir hukuk ihlalidir.

 

3.      Ayrıca, bu kadar olumsuz önemli etkileri olacağı kesin olan bir girişim ile ilgili Halk Toplantısı’nın Didim’in en küçük bir mahallesinde dar kapsamlı (dört küçük masa kapasiteli) bir köy kahvesinde düzenlenmiş olması da ayrı ve müstakil bir hukuk ihlalidir.

Ayrıca, toplantının yapılmak istendiği köy kahvesinin Didim’e uzaklığının 16 kilometre olması, katılmak isteyen insanların mutlaka bir takım özel ya da genel araçlara ihtiyaç duymalarını gerekli kılan ayrı bir engel oluşturmaktadır.  

Ayrıca toplantı yerinin birden çok sayıda değiştirilmiş olması da ayrı ve müstakil bir hukuk ihlalidir.

Açıklıkla tespit edileceği üzere toplantının düzenleniş şekli ilgili mevzuatın lafzına, ruhuna ve amaçlamış olduğu kamu yararı ilkesine tümüyle aykırıdır.

 

4.      Arz ettiğimiz bu nedenlerle, vekâleten başvurusunda bulunduğum derneklerin yönetim kadroları ve üyeleri ile söz konusu proje ile ilgili görüş bildirecek sair Didimli vatandaşların ilgili proje konusunda düşüncelerini ifade etme imkân ve hakları ortadan fiilen kaldırılmış ve hatta gasp edilmiş bulunmaktadır.

Ulaşılan bu fiili sonucun ilgili mevzuata uygunluğunu ileri sürmek ise, asla mümkün değildir.

Ancak bütün bu hukuk ihlallerine rağmen, her nasılsa bir yerlerden kulaktan dolma bilgilerle anılan toplantının yerini ve saatini öğrenerek toplantının düzenlendiği mahalle ulaşabilen bir gurup insan, bu durumu protesto ederek Didim’in geleceğine sahip çıkmaya çalışmış ve gelişmeleri protesto etmiştir.

Söz konusu protestonun özü, arz ettiğimiz gibi Didim’in geleceğini ve halk sağlığını korumaya yönelik demokratik bir hakkın kullanılmasıdır.

Ancak bu masumane hak arayışından da ustaca yararlanılamaya çalışılmış ve günün kargaşası ortamında alelacele oluşturulan toplantı tutanağına, sözünü ettiğimiz demokratik tepki, “Didim halkının ilgili proje konusunda bilgilenmek istemediği” şeklinde yansıtılmış bulunmaktadır.

Tutanağa yansıtılan bu ifade asla doğru değildir… Ve ayrı ve müstakil bir hukuk ihlalidir.

Didim halkı kendisi için yaşamsal önemi olan bu meseleye ilgi göstermemiş olsaydı, önüne çıkartılan tüm engelleri aşarak ve duyuru kısıtlamasına rağmen toplantının yapılacağı yere gelmezdi…

Ayrıca, ilgili proje metninin önceden halka açık ve şeffaf bir biçimde iletilmemiş olması da düzenlenmek istenen [tırnak içindeki] “bilgilendirme” toplantısının ne kadar şekli bir geçiştirme girişimi olduğunun ayrı bir belirtisidir.

 

5.      ÇED Yönetmeliği’nin 10. maddesine göre, Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın, komisyon üyesi kurum/kuruluşların görüş ve önerileri ile halktan gelen görüş ve öneriler doğrultusunda Özel Format düzenleyeceği öngörülmüştür. Başka bir deyişle, halkın katılımı, Özel Format’ın en temel unsurudur.  Arz ettiğimiz nedenlerle bu katılım reel bir biçimde sağlanamadığına göre, işbu dilekçemizde yer alan hukuki neden ve gerçeklerin ciddiyetle değerlendirilmesi yasal bir zarurettir.

Sonuç olarak, arz ettiğimiz hukuka aykırılıklara Özel Format’ta yer verilmesini talep ediyor; hukuk devleti ilkesi uyarınca bu zorunluluğun yerine getirileceğini umut ediyoruz.

 

6.      Ayrıca… Arz etmiş olduğumuz usul ve mevzuata aykırı uygulamalar nedeniyle söz konusu toplantıya katılamamış olmamız nedeniyle işbu başvurumuz aracılığı ile –özet olarak- konuyla ilgili görüş ve itirazlarımızı arz etmek istiyoruz.

Eğer toplantıya katılma imkânı bulabilmiş olsaydık, kısaca aşağıdaki hususlara ana başlıkları itibariyle değinmiş olacaktık. Bu durumda görüş ve itirazlarımızı, kayda geçilmesi talebimizle birlikte arz ediyoruz:

Şöyle ki;

Didim, tarihi kültür mirası ve doğası ile gelişen bir turizm cennetidir. Menderes nehrinin deltası 1. derece Sit alanıdır. Tarihi Apollon Tapınağı, Batı kültürünün kaynağı ve başkenti sayılan Milet antik kentini bağrında barındırmaktadır. Kutsal yol ise, yine 1. derece Sit alanıdır.

Didim ilçesinin önemli bir bölümü Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi ilan edilmiş ve bu karar, 06.01.2005 tarih ve 25692 sayılı Resmi Gazete  yolu ile tescil edilmiştir.

“Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı çerçevesinde bu kararlar ayrıca onaylanmış bulunmaktadır. Söz konusu plana göre Didim’in gelişme çizgisinin, ekolojik açıdan hassas olan [Akköy ve uzantısında yer alan] bölgelerde korunma-kullanma dengesinin, gelişmekte olan turizm sektörü ile eşgüdüm halinde olacak şekilde sürdürülmesi ön görülmektedir. Bu önemli tespit, resmi bir karar biçiminde plan içeriğinde vurgulanmış ve kesinleşmiş bulunmaktadır.”

Aynı alanda;

    Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce Dilek Yarım adası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı koruma alanı,

    Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce 1. Derece Doğal Sit Alanı,

    Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünce Kutsal yol 1. Derece Arkeolojik Sit ve Koruma Alanı,

    Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım İşletmeler Genel Müdürlüğünce, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi… gibi ekolojik açıdan hassas ve korunmaya muhtaç bölgeler tespit edilerek karar altına alınmış bulunmaktadır.

Bütün bu karar ve tespitlerin tek amacı, kamu yararı, halk sağlığı ve ülkenin ekonomik gelişmesine katkı sağlamaktır.

 Konumuzu oluşturan balık çiftliği işletmeciliği, hâkim rüzgar olan kuzey ve kuzey batı rüzgar ve akıntılarının etkisi ile Didim sahillerini ve plajları kirliliği ile kaplayacak telafi edilmesi mümkün olmayan pis kokusu ile turizm atmosferini boğacaktır.

Doğanın korunmasını, çevre değerlerini hiçe sayarak insan unsurunu ve Didim’in geleceğine büyük bir darbe vuracak olan bu projenin dayandığı tek unsur, dizginlenemeyen kar hırsıdır.

 

Ayrıca…

24.01.2007 tarih ve 26413 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Denizlerde Balık Çiftliklerinin Kurulamayacağı Hassas Alan Niteliğindeki Kapalı Koy Ve Körfez Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Tebliğin 3/b maddesi,

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca belirlenen/ belirlenecek olan doğal ve arkeolojik sit alanlarında balık çiftlikleri kurulamaz”

… hükmünü içermektedir…

Söz konusu işletmelerin halk sağlığına zarar veren türlü çeşitli etkileri olduğu gerçeği bugün artık üstü örtülemeyecek kadar ortaya çıkmış bulunmaktadır.

Deniz suyundaki oksijenin azaltılması, kullanılan antibiyotik ve çeşitli kimyevi sentetik-yapay katkı maddelerinin yarattığı kirlilik, yem ve balık dışkılarının oluşturduğu yoğun pislik denizdeki ekolojik dengeyi önemli ölçüde yok etmektedir.

 

7.       Anayasanın 56. maddesi ve temel çevre hukuku prensipleri uyarınca, halkın çevresel yönetim süreçlerine katılım hakkı çevre hukukunun en temel unsurlarındandır.

ÇED süreci kapsamında, girişimci firmanın baskın nitelikteki etki ve çalışmaları doğrultusunda Halkın Katılımı Toplantısı’nın usule ve yasaya aykırı olarak yapılmaya çalışılması, halkın ilgili proje hakkındaki görüşlerini [oldu-bitti yöntemleri uygulayarak] almadan Özel Format belirlenme riskinin varlığı ve ÇED sürecinin arz ettiğimiz hukuk ihlali ve dayatmalarla işletilmeye çalışılması Anayasa’nın ve Çevre Mevzuatı’nın amir hükümlerine açıkça aykırılık oluşturmaktadır.

 

SONUÇ VE TALEP:

Arz ve izah etmeye çalıştığımız nedenlerle;

A.       Agromey Gıda ve Yem Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından [hazırlanan] ve yapılması planlanan Su Ürünleri Yetiştiriciliği Tesisi (2.000 ton/yıl) projesine ilişkin oluşturulacak Özel Format’ın her türlü dayatma ve emrivaki girişimin etkisi dışında kalınarak, adil bir biçimde ve özellikle de arz ettiğimiz hukuk ihlallerinin tarafsız bir biçimde değerlendirilerek yasal unsurlarının tam olarak gerçekleştirilmesini;

B.      Zorunlu prosedür gereği düzenlenen Halk Toplantısı’nın oluşumu ve gerçekleştirilmesi sürecinde mevzuatın gerekli kıldığı zorunlu usul ve şartlara uyulmamış olmasının özellikle dikkate alınmasını;

C.      Dilekçemizin [6.] bölümünde dile getirilen görüş ve itirazlarımızın objektif bir bakış açısıyla değerlendirilerek arz etmiş bulunduğumuz temel esasların ÇED Özel Format’ı içeriği dâhilinde yer almasını;

D.      Sonuç olarak, halkın görüş ve itirazlarını ileri sürme hak ve imkânının fiilen gasp edilmiş olduğu gerçeğinin saptanmasını…

…talep eder; söz konusu toplantının hukuka aykırı olarak gerçekleştirilmeye çalışılmış olduğu vakıasının tespiti ile gereğinin yapılmasını arz ederiz.

Saygılarımızla…

Ad & Soyad
Eposta
Mesaj
İp: 3.92.74.105
Tarih: 22.9.2020
Akbük Mahallesi 1021 Cadde No: 26 (Sahil Yolu Üzeri) Didim - Aydın
www.akceder.com