LİBERAL EKONOMİLERE ÇÖKEN KRİZ YAŞANMAKTA OLAN SALGININ ARKASINDAN SIRITIYOR - Selma Soyak

Aylardır bir virüs salgınıyla boğuşan liberal ekonomili Avrupa ülkeleri ve Türkiye bu salgın yavaşlarken ortaya çıkacak olan ekonomik görünümleriyle vahşi kapitalist sürecin 20 yıl süren dayatıcı sistemiyle hangi noktaya geldiklerini açıkça görecekler. Ancak bu görüşün işleri kolaylaştırıcı bir yönü asla olamayacak. Süreç tersine doğru hareketlenirken sermaye piyasalarında yaşanacak karmaşadan her ülkenin dayanma gücü oranında farklı sistemler ortaya çıkacak.

HER EKONOMİK KRİZ ASLINDA SERMAYENİN KENDİ ARASINDA EL DEĞİŞTİRMESİ OLARAK BİLİNİR. BU KRİZLERDE DAİMA EN ALT GELİR GRUPLARI VE ONLARIN BİR ÜSTÜ GELİR GRUPLARI EKONOMİK PAYLARINI SERMAYEYE KAPTIRIRKEN SERMAYE DE KENDİ İÇİNDE VARLIK YOKLUK SAVAŞINI YAŞAR.

Bu paylaşım savaşı tıkanmakta olan neo-liberal sistemin bu defaki virüs salgınıyla karşılaştığında biçim değiştirmiş görünüyor. Geçtiğimiz yıllardaki salgınlara bir göz attığımızda ülkelerde ölen insan sayılarını bilmediğimiz gibi, hiçbir ülkede karantina uygulamalarının yapılmadığını, o salgınlarda da dünya çapında bazı ilaç firmalarının aşı geliştirip ortalığa döküldüğünü, aşı projesinin dev boyutlarda kârlılık içerdiğini ve salgının ortaya çıktığı gibi kaybolup gittiğini görüyoruz. Bir sonraki salgında yeniden aynı oyunun tekrar oynanacağı varsayılırken bu defaki salgında ne oldu da tüm Batılı neo-liberal sistemli ülkelerde bir telaş bir şaşkınlık yönetimlere hakim oldu? Çünkü 2000’lerde başlayan vahşi kapitalist düzende bütün Batılı ülkelerde ve tabii bizde de devlet eliyle yapılan sağlık yatırımlarının “sağlıkta dönüşüm” adı altında giderek azaltılması, sağlıkta özelleştirmelere hız verilmesi ve taşeron işletmelerle bağlantılı hale getirilmesi ilk ağır salgın sürecinde kapasite yetersizliğini ortaya çıkaracaktı. Özellikle Batılı sistemde yani Avrupa ülkelerinde ve ABD’deki salgının aldığı can sayısına bakın. Sağlık sistemlerinin en berbat olduğu vahşi kapitalizmin ana yurdu bu ülkelerde yaşananlar umarım sizlere bir şeyler anlatıyordur. Bu ülkelerde tıbbi teçhizat, solunum cihazı, yoğun bakım üniteleri o denli eksikti ki, salgındaki ölüm oranı önlenemez boyutlara taşındı. Bize çok ilginç görünen sahneler yaşandı ve yaşanıyor. Örneğin Batılıların sevmediği Rusya ABD’ne bir uçak dolusu tıbbi malzeme gönderdi. ABD’nin çok uzun yıllardır ambargo uyguladığı Küba’nın iyi yetişmiş doktorları Avrupa ülkelerine yardıma koştular. Yani beğenmedikleri sol yönetimler...

AB devletleri dağılma sürecine girdi. Zor oyunu bozuyor yani... Devletler ordularından yardım almaya, aylarca süren toplu ev karantinalarına başvurdular. İnsanları sıkıyönetimler marifetiyle evlerine kapatarak salgının hızını düşürmeye çalıştılar. Bunun anlamı şu olmalı: “Halkları iyileştirmeye çabalıyoruz ancak solunum cihazı, yoğun bakımı ünitesi ve normal hasta yatakları da çok yetersiz, salgını zamana yayarsak küçük ölçeklerde başvuracak hastaları tedavi şansımız olabilir. Böylece ölümleri de azaltabiliriz.”

 

HASTANIN MÜŞTERİ OLMADIĞINI ÖĞRENECEKLER Mİ?

Bu doğal olarak doğru yaklaşım, en azından devletlerin geçmişteki hatalı sağlık politikalarının değiştirilmesi gerektiğini de ortaya koyan bir tutum. Bazı devletlerde de galiba İtalya’da yaşlıları hastanelerden çıkarıp genç nüfusu kurtarma politikaları yüksek sesle dile getirildi. Her kafadan bir ses çıkarken bazı Avrupa ülkeleri devlet başkanları da halklarının önünde adeta günah çıkararak sağlıkta devlet yatırımlarının arttırılacağını, sağlık hizmetinin her vatandaşın devletinden ücretsiz alması gereken bir hizmet olduğunu ve salgından sonraki dönemde bu yolda politikalar üreteceklerini açıkladılar. YANİ TÜM BATILI ÜLKELERDE HASTAYI MÜŞTERİ KABUL EDEN, İÇİNDE ÇOK ŞIK RESTAURANTLAR VE PASTANELER BARINDIRAN UZAY ÜSSÜ GİBİ ÇOK MODERN GÖRÜNÜMLÜ HASTANELER TAM ANLAMIYLA SAĞLIK KURULUŞLARI DEĞİLLERMİŞ. Sadece vahşi kapitalizmin insanları adeta sağlıklarıyla korkutarak çok yüksek kârlar elde edebildikleri iş yerleriymiş... Bu salgında vahşi kapitalizmin düşen maskesi bu oldu ne yazık ki... Hem de ne kirli bir maske!

 

SELMA SOYAK

Ad & Soyad
Eposta
Mesaj
İp: 3.235.75.174
Tarih: 2.6.2020
Akbük Mahallesi 1021 Cadde No: 26 (Sahil Yolu Üzeri) Didim - Aydın
www.akceder.com