KAPİTALİZMDE GERİ DÖNÜŞÜM MÜ?.. YOKSA, KÜÇÜK BİR TAMİRAT MI?  - Selma Soyak

Tüm dünya halkları korku içinde bir yerlere sinmiş salgının bitmesini beklerken ardından sırıtan ekonomik krizi şimdilik fark etmemiş görünüyor. Oysa belki de ilk akla gelmesi gereken şey salgın olsun olmasın halk sağlığının mutlak surette ekonomilerin zenginlik veya fakirlikleriyle çok yakından ilgili olduğu, ekonomiden aldığı gelir payı çok düşük olan en kalabalık ve fakir halk gruplarının sağlık hizmetine ulaşmada yaşadığı zorluklar ve hatta ulaşamamaları. Yaşanan son salgında tüm dünyada riskli bölgelere bakıldığında en yüksek riskin hep fakir mahallelerde olduğu görülebiliyor mu acaba?

BU SALGIN TÜM LİBERAL EKONOMİLİ DEVLETLER YÖNETİMLERİNE, VAHŞİ KAPİTALİZMİN BÜYÜK ÇAPLI SALGINLARDA AĞIR YARA ALDIĞINI, BU SON SALGIN DOLAYISIYLA “YÜKSEK KÂRLI HASTANELER” PROJESİNİN TEMELDEN ÇÜRÜK OLDUĞUNU, GERİ GİTMEK ZORUNDA KALINDIĞINI APAÇIK GÖSTERDİ.

Türkiye’nin de içinde yer aldığı devletler zorunlu olarak özel hastaneleri salgın hastanesi ilan ederek halka ücretsiz hizmet vermelerini emredince özel hastaneler batma noktasına geldi. Devletlerinden salgın boyunca maliyetlere katlanmalarını istediler ve tabii ki bu talep karşılanamadı. Çünkü devlet yönetimleri zaten seçili sistemin çok fakir bıraktığı en alt gelir seviyesindeki insanlara yardım etmek zorunda kalmışlardı. Örneğin bir ay boyunca sokağa çıkma yasağı uygulanan ülkelerde devlet işini ve aşını kaybeden insanlara para, yemek, sağlık, eğitim götürmek zorunda kalınca devlet bütçeleri açık vermeye başladı. Tabii ki yıllarca müşterilerinden prim toplayan sağlık sigortaları salgında ödeme üstlenmiyordu. Bütün bu hatalı politikalar üst üste binince herkes kapitalizmde dönüşüm masalı anlatmaya başladı. Bu hiç de kolay olmayacak. Aslında kapitalizmde dönüşüm değil de sermaye paylaşımında yer değiştirmelere hazırlık yapılıyor olmalı. Belki de salgının ardından büyük çaplı sağlık yatırımları ve işletmeleri doğrudan devletlerin eline geçerken, özel hastaneler devletin taşeron işletmeleri haline gelecek. Sağlıktaki özel sektör yatırımları devlet desteği almayacak olan, daha özellikli örneğin kanser gibi bir iki hastalık türüne hizmet, görüntüleme ve tetkik işlemlerini gören orta ölçekli tıp merkezleri ve yine devlet desteği alamayacak olan orta ölçekli ayaktan tedavi klinikleri biçimine gelecek. Bunlar neo liberal devletlerin sağlık politikalarının dönüşümleri olabilir mi? Kim bilir belki de. Şimdilerde batılı kapitalist ülkelerde ve Türkiye’de dev ölçekli özel hastaneler devlet desteği almak istiyorlar, ama devletlerin bu salgınla beraber yerleşen ekonomik krizi aşmaları şimdilik olası görünmüyor. Salgının ardında tüm dünyada işsizlik oranları hızla artmaya başladı. İşsizliğin ardına takılacak olan kıtlık açlık devletlerin zorunlu desteğini bekleyen konular olurken büyük özel hastaneleri kurtarma plânları düşünülemez bile. Zaten bir düşünelim bakalım; Devlet yatırımlarında taşeron olarak çalışacak özel hastaneler nasıl güzel kârlar elde ederler. Yatırım maliyeti yok, kârlılık oranları yüksek, riskler devletlerin, kârlar özel sektörün olsa nasıl olur değil mi? Parası olan gelir, olmayan devlet hastanelerinde sürünür. Ama gelecek salgınlarda devletler boşta yakalanmazlar. Eh en fakir bölgelerde yine salgın halkları darma duman eder her zamanki gibi. Bu da kapitalist sisteme girişin kuralı aslında; TABİİ AYIKLAMA. HANİ ÖNEMLİ KRONİK HASTALIKLARDA VE EK OLARAK BU TÜR SALGINLARDA DİYORLAR YA; BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ ZAYIF OLANLAR ÖLEBİLİR. VE ÜSTÜNE EKLEYELİM DOĞAL AFETLER DE SADECE YOKSULLARI VURUR. AL SANA BİR TABİİ AYIKLAMA DAHA. Ama hiç kimse “onlar neden yoksul kalmışlar” diye sormuyor. “Neden tüm dünyada yoksulların yerleştiği sıkışık mekânlar salgınlarda en hızlı yayılımın odağı oluyor” diye düşünmek bile istemiyor.

İnsan olmanın en zor noktası bu mu? Yoksa veya artık insan olma dürtüsü giderek uzaklaşan bir bulutun peşine mi takıldı? 2020’nin başlarında kapitalist sisteme oturan kriz, peşinden işsizlik-yoksulluk-açlık sarmalını yerleştirirken, o bulut gözlerden silinip gidecek mi?

SELMA SOYAK

Ad & Soyad
Eposta
Mesaj
İp: 3.237.67.179
Tarih: 4.12.2020
Akbük Mahallesi 1021 Cadde No: 26 (Sahil Yolu Üzeri) Didim - Aydın
www.akceder.com