BEKLENTİLERİ YAŞAMDAN ATMAK ÖZGÜRLÜĞE ATILAN İLK BÜYÜK ADIM OLABİLİR Mİ? - Selma Soyak

Bölüm: 2

İnsan hangi gelişmişlik düzeyinde olursa olsun yaşam boyu beklentilerinin psikolojik baskısı altındadır. İnsanın doğal yapısının gereksinimlerinden ruhsal yapısının gereksinimlerine kadar tüm beklentiler insanın özgür davranışlarının önüne geçer. Beklentilere takılan insan beyni ve ruhu mutlak olarak yaşamın diğer oluşlarını terk ederek beklediği oluşumun geçekleşmesi için kullanacağı yolların peşindedir. Günlük hayatını sürdürmeye uğraşırken esas olarak beklentileri hareketlerini kısıtlamaya başlar. Artık her davranışında beklediği şeyin gelmesini engelleyecek nedenlerin ortadan kaldırılmasına uğraşmak o kişiyi özgürlüklerinden koparır.

Özgürlüklerin önüne dikilen engeller de genel anlamda en çok toplumlara yön veren siyasi kişiliklerin davranışlarına sinmeye başladığı zaman zarar verici etkileri ortaya çıkacaktır. Siyasi parti üyeleri, daha ileri gidersek siyasi parti milletvekilleri içinde yaşadığımız yüzyılda parti disiplini adı altında toplum yararını ilgilendiren konularda uyulması gereken kurallar yönünde davrandıklarında özgür değildirler artık. Çünkü kendi fikirlerine yaklaşan ilkeler bütünündeki bir siyasi partinin üyesi olsalar bile, ayrı düşünecekleri birçok öz fikirleri mutlaka vardır. Parti içindeki yerlerini korumak ve üyeliklerini sürdürülebilir kılmak beklentisi onları öz fikirlerini saklamaya, parti disiplini adı altında tek bir ses olmaya sürükler. Bu beklentileri onların özgürlüklerinin önünde engeldir. Halkların yararları da işte tam da bu noktada başlar. Futbol takımı tutar gibi tuttukları siyasi parti, özgürlüklerini yitirmiş insanların tek ses çıkardıkları bir kurumsa ve üyeleri tartışmadan uzak sadece onay veren kişilerse, halkların yararı değil, parti yönetiminin belirleyici olması kaçınılmaz olacaktır. Artık ne siyasi parti yöneticileri, ne siyasi parti üyeleri, ne de onlara oy veren halklar özgür olamazlar. Yandaşlık denen oluşumlar ortaya çıkar. Özgürlükleri ortadan kaldıran yandaşlıklar da toplumların ilerlemelerinin önündeki en büyük engeli teşkil ederler. Bu oluşum hem muhalefet hem de iktidar partilerinde ve üstelik de bütün dünyada aynı biçimde görünmüyor mu sizlere de?

İNSAN TOPLULUKLARINI YÖNETEBİLMEK İÇİN KURUMLARIN İLKELERİNİN OLMASI MUTLAKA GEREKİR. ANCAK İLKELERİN YORUMLANMASINDA, BU İLKELERİ ORTAYA KOYACAK VE UYGULAYACAK KADROLARIN BEKLENTİLERİ VARSA VE BU BEKLENTİLERİN GERÇEKLEŞMEMESİ OLASILIĞI O KİŞİLERİN ÖZGÜRLÜKLERİNİN ÖNÜNE GEÇİYORSA, TOPLUM YARARI AÇISINDAN EN DOĞRU OLAN BEKLENTİLERİN ORTADAN KALDIRILMASI DEĞİL MİDİR?

Bu sorun son yüzyılda az gelişmiş, gelişmekte ve gelişmiş bütün dünya ülkelerinde artık yerleşik bir sorun olmasına rağmen yine de bu ülkeler düşünürleri demokrasi analizleriyle uğraşıyor ve her gün farklı söylemlerle halkların kafalarını karıştırıyorlar. Bu sorunu ortadan kaldırmanın tek bir yolu vardır belki de; beklentileri ortadan kaldırmak. Beklentilerin belki de daha sert yasal yapılarla ortadan kaldırılması özgürlüklerin önünü açacak, özgür fikirli yönetim kadroları halklar için en yararlı olan tedbirlerin alınmasında birleşeceklerdir. Ancak beklentiler özgürlükleri ortadan kaldırıp onları sadece uyumlu hale getirerek kapitalizme dayanak olduğuna göre dünyayı saran vahşi kapitalist çember bundan mutlu olur mu ki?

Beklentileri ortadan kaldırırsınız özgürlükler ortaya çıkar, özgürleşen kişiler artık sorgulayan kişiler haline gelirler, sorgulamak ise her zaman insan gelişiminin ilk adımıdır. İşte kapitalizmin açmazı da bu noktada başlar.

SORGULAYAN, GELİŞEN İNSAN DEĞİL DE HER DUYDUĞUNA İNANAN VE BÖYLECE SİSTEMİN UYUMUNU SAĞLAYAN İNSANLAR TÜKETİM KÜLTÜRÜNÜN YAYILMASINI SAĞLAR. TÜKETİM KÜLTÜRÜ İSE KAPİTALİZMİN ANA TEMELİDİR.

O halde insan, irili ufaklı beklentilere bağlanarak özgürlüklerini feda ederek ve o küçücük beklentilerinin peşinden koşarak tüketim zincirinin halkası mı olmalıdır?

Yoksa sorgulayarak beklentilerini bir kenara atmalı, özgür düşünce yapısında içinde yaşadığı toplumun bir parçası olmayı mı denemeli?

Bizce bu ikinci seçeneğin yaşama geçirilmesi, toplumsal ilerlemelerinin önü açacak en önemli etkendir.

Ad & Soyad
Eposta
Mesaj
İp: 34.205.93.2
Tarih: 19.9.2020
Akbük Mahallesi 1021 Cadde No: 26 (Sahil Yolu Üzeri) Didim - Aydın
www.akceder.com