HEM İFLASIN EŞİĞİNEGELMİŞ… HEM DE YETKİSİ YOK! - Özel Haber

Balık çiftliği işletmelerinin Akköy kıyılarında tesis kurma girişimleri tüm hızıyla devam ediyor.

Ancak bu girişimlere karşı çevre dernekleri öncülüğünde Didim halkının direnci ve aktif mücadelesi de aynı hızla sürüyor.

Son olarak Agromey Gıda ve Yem A.Ş.  şirketinin Çevre ve Orman Bakanlığı’ndan alması gereken izin süreci bu mücadelenin canlı bir örneğini oluşturuyor.

Halk sağlığı ve Didim’in turizm geleceğinin korunması yönünde sürdürülmekte olan mücadelenin ana başlıklarını derneğimizin başkanı Gülru Pere şöyle açıkladı:

İdari yargıya açmış bulunduğumuz iptal davasının özeti şu hususlardan oluşmaktadır:

-      Yaşamakta olduğumuz pandemi sürecinde alelacele küçük bir köy kahvesinde bir “halkın Katılım Toplantısı” düzenlemiş olduğu Aydın Valiliği tarafından resmen ilan edildi. Bunun üzerine arkadaşlarımızla birlikte ne yapmamız gerektiğini düşündük ve sonunda, Aydın Valiliği’ne ve Didim Kaymakamlığı’na bir dilekçe ile başvurduk.

Dilekçede özetle şu noktaları dile getirdik:

 

“… Öte yandan ülkemiz her gün ortalama 170 küsur vatandaşımızın hayatını yitirmekte olduğu pandemi sürecinin ağır evrelerinden geçmektedir.

Devlet tüm ilgili birimleri aracılığı ile halka;  Evlerinden mümkün olduğu kadar çıkmamalarını öğütlemekte… Ve topluluklara katılmama ve özellikle de kapalı alanlara girmeme tedbirlerine sıkı sıkıya uyulmasını önemle önermektedir.

Bilindiği üzere; yasal olarak yapılması gereken birçok toplantı, genel kurul ve bunlar gibi halkın bir araya gelmesini gerektiren toplantılar halk sağlığı gözetilerek yasaklanmıştır ve yasaklanmaktadır.

 DEVLETİN SORUMLULUĞU TARTIŞMALI HALE GETİRİLMEMELİ…

Hal ve şartlar böyle iken… tüm yöre halkının bir araya gelmesini gerektiren bir ÇED toplantısının Devlet eli ile düzenlenmesi açık ve derin bir çelişki oluşturmaktadır.

Bu çelişkinin giderilmemesi ve bu nitelikte bir toplantının küçük ve kapalı bir kahvehanede yapılmasında ısrar edilmesi halinde ciddi bir güvensizliğin oluşmasına neden olacak ve Devlet’in tarafsızlığı ile halk sağlığını koruma yönünde var olması gereken görev ve sorumluluklarını tartışma konusu haline getirecektir.

Dileğimiz, vakit geçirmeden gerekli düzenlemelerin yapılması ve böylelikle zorunlu olarak ortaya çıkacak olan şüphe ve güvensizlik ortamının izole edilmesidir.

 

YENİDEN DÜZENLENEN TOPLANTIYA

DENİZ ATABAY ÖNDERLİK ETTİ.

AKÇED başkanı Gülru Pere açıklamalarını şöyle sürdürdü:

“Bu başvurumuz üzerine, ileri sürdüğümüz nedenler haklı bulundu ve söz konusu toplantı iptal edildi.

Ancak tüm şartlar aynen mevcut iken kısa bir süre sonra bu kez Batıköy’de aynı toplantının yeniden yapılmasına karar verildi.

Bizler yine düzenlenen bu toplantıya, belediye başkanımız Deniz Atabay ile birlikte  katıldık. Gerekçelerimizi canlı olarak ifade ettik. Başkanımız bu gerekçelerin tutulan zapta geçirilmesinde öncülük etti. Ama sonuç olarak izin sürecindeki bu süreç, hukuka açıkça aykırı da olsa –şeklen- tamamlanmış oldu.

 

HUKUK MÜCADELESİ BAŞLATTIK

Mücadelenin içinde yaşamakta olduğumuz son evresi sürdürmekte olduğumuz hukuk mücadelesidir. Bu mücadelenin satırbaşlarını ve gerekçelerini de kısaca arz etmek istiyorum:

Aydın Valiliği yapılan incelemelerin sonunda girişimci firmanın müracaatının “ÇED Olumlu Kararı” vererek izin verdi. Bu karar internet ortamında yayınlandı ve bizler de yasanın bizlere tanıdığı 30 gün içinde idari yargıya davamızı açtık.

 

GİRİŞİMCİ ŞİRKET İFLASIN EŞİĞİNE GELMİŞ

Yaptığımız araştırmada girişimci şirket hakkında son derece önemli bazı bilgilere de ulaştık.

Bunların ilki bu firmanın başvurusunda kısa bir süre önce Konkordato ilan ettiği idi. Konkordato bilindiği üzere, borçlarını ödeyemeyerek iflas tehlikesi ile karşı karşıya kalan şirketlere tanınan son bir imkan ve can simididir. Şirket yine kendisini kurtaramaz ise, tümüyle iflas eder.

İşte hakkında ÇED olumlu kararı verilen şirket böyle bir şirkettir.

 

ŞİRKETİN BALIK ÇİFTLİĞİ KURMA VE İŞLETME YETKİSİ YOK

Ayrıca, Ticaret Sicil Gazetesi’nde yapılan bir araştırma sonucunda bu şirketin balık üretme çiftliği kurma yetkisinin bulunmadığını öğrendik…

Yani yetkililer, balık üretme çiftliği kurma ve işletme yetkisi olmayan bir şirkete bu işi yapmak için izin vermiş bulunuyorlar…

 

BAŞVURU DİLEKÇEMİZİN ÖZETİ:

Ayrıca dava dilekçemizde özetle Didim’in yerel özelliklerinden söz ederek aşağıdaki hususları belirttik:

Şöyle ki;

  1.          i.    Didim, tarihi kültür mirası ve doğası ile gelişen bir turizm cennetidir. Menderes nehrinin deltası 1. derece Sit alanıdır. Tarihi Apollon Tapınağı, Batı kültürünün kaynağı ve başkenti sayılan Milet antik kentini bağrında barındırmaktadır. Kutsal yol ise, yine 1. derece Sit alanıdır.
  2.         ii.    Didim ilçesinin önemli bir bölümü Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi ilan edilmiş ve bu karar, 06.01.2005 tarih ve 25692 sayılı Resmi Gazete  yolu ile tescil edilmiştir.
  3.       iii.    “Aydın-Muğla-Denizli Planlama Bölgesi 1/100 000 Ölçekli Çevre Düzeni Planı çerçevesinde bu kararlar ayrıca onaylanmış bulunmaktadır. Söz konusu plana göre Didim’in gelişme çizgisinin, ekolojik açıdan hassas olan [Akköy ve uzantısında yer alan] bölgelerde korunma-kullanma dengesinin, gelişmekte olan turizm sektörü ile eşgüdüm halinde olacak şekilde sürdürülmesi ön görülmektedir. Bu önemli tespit, resmi bir karar biçiminde plan içeriğinde vurgulanmış ve kesinleşmiş bulunmaktadır.”

 

Aynı alanda;

  • Tarım ve Orman Bakanlığı Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğünce Dilek Yarım adası Büyük Menderes Deltası Milli Parkı koruma alanı,
  • Çevre ve Şehircilik Bakanlığının Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğünce 1. Derece Doğal Sit Alanı,
  • Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğünce Kutsal yol 1. Derece Arkeolojik Sit ve Koruma Alanı,
  • Kültür ve Turizm Bakanlığı Yatırım İşletmeler Genel Müdürlüğünce, Kültür ve Turizm Koruma ve Gelişim Bölgesi… gibi ekolojik açıdan hassas ve korunmaya muhtaç bölgeler tespit edilerek karar altına alınmış bulunmaktadır.

 

Bütün bu karar ve tespitlerin tek amacı, kamu yararı, halk sağlığı ve ülkenin ekonomik gelişmesine katkı sağlamaktır. 

Konumuzu oluşturan balık çiftliği işletmeciliği, hâkim rüzgar olan kuzey ve kuzey batı rüzgar ve akıntılarının etkisi ile Didim sahillerini ve plajları kirliliği ile kaplayacak telafi edilmesi mümkün olmayan pis kokusu ile turizm atmosferini boğacaktır.

Doğanın korunmasını, çevre değerlerini hiçe sayarak insan unsurunu ve Didim’in geleceğine büyük bir darbe vuracak olan bu projenin dayandığı tek unsur, dizginlenemeyen kar hırsıdır.

 

AYRICA… BURASI SİT ALANI

iv.    Ayrıca…

24.01.2007 tarih ve 26413 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren “Denizlerde Balık Çiftliklerinin Kurulamayacağı Hassas Alan Niteliğindeki Kapalı Koy Ve Körfez Alanlarının Belirlenmesine İlişkin Tebliğin 3/b maddesi,

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca belirlenen/ belirlenecek olan doğal ve arkeolojik sit alanlarında balık çiftlikleri kurulamaz”

… hükmünü içermektedir…

 

Söz konusu işletmelerin halk sağlığına zarar veren türlü çeşitli etkileri olduğu gerçeği bugün artık üstü örtülemeyecek kadar ortaya çıkmış bulunmaktadır.

Deniz suyundaki oksijenin azaltılması, kullanılan antibiyotik ve çeşitli kimyevi sentetik-yapay katkı maddelerinin yarattığı kirlilik, yem ve balık dışkılarının oluşturduğu yoğun pislik denizdeki ekolojik dengeyi önemli ölçüde yok etmektedir.

 

Bizler vatandaş sorumluluğunu omuzlarımıza yüklenerek huzurdaki davayı ikame ediyor; sonuç olarak kamu yararının tesis edilmesini, turizm potansiyeli hayli yüksek olan Didim’in halk sağlığını, ekonomik geleceğini ve kökleri tarihin ilk çağlarındaki derinliklere kadar uzanan kültürel ve sosyal yapısını korumak amacı ile işbu davayı ikame ediyoruz.”

 

Gülru Pere ayrıca “sürdürülen bu mücadelenin sadece bir aşama olduğunu” belirtti ve “gerekirse hukuk ve idari yöndeki mücadelemizi AHİM ve Anayasa Mahkemesi gibi en üst mercilere ulaştıracağımızı Didim halkına garanti ediyoruz,” dedi.

Bizler AKÇED olarak Söke Doğanbey’deki aynı nitelikteki ÇED toplantılarına da omuz verdik, oralardaki çevre mücadelelerine de fiilen katıldık. Ve bu yöndeki dayanışmalarımızı sürdüreceğiz.

 

NOT:

Ayrıca, söz konusu dava dilekçesinin tamamı bir önceki haberimizde aynen aktarılmıştır. Buradan tümü incelenebilir ve kopyalanabilir.

Ad & Soyad
Eposta
Mesaj
İp: 34.239.157.140
Tarih: 14.06.2021
Akbük Mahallesi 1021 Cadde No: 26 (Sahil Yolu Üzeri) Didim - Aydın
www.akceder.com