AKBÜK’DE YER GÖK NİÇİN İNLEDİ? - Faruk Haksal

Bir bileni var mı?

Ya da bir mantığını gören anlayan?

Ya da dayandığı bir düşünceye ulaşabilen?

Ya da bir kültür ve eğitim hamlesi, ya da felsefesi?

Var mı?

Bu “ya da”lar daha da çoğaltılabilir.

Ama neye yarar?

 

Olay (özetle] şudur:

Süper lüks, oldukça pahalı ve hatta bazıları servet oluşturabilecek otomobiller…

Süper lüks, oldukça pahalı ve hatta çoğunluğu servet oluşturabilecek teknik “ses” aletleri ile donatılmış bir halde Akbük sahilini üç gün ve gece işgal ettiler…

Geçen yıl daha beterdi.

Pislik Guinness rekorlar külliyatını sollayacak bir seviyeye ulaşmıştı.

Müzik ile gürültü arasındaki kavgayı gürültü 12 – 0 kazanmıştı.

Sokak ve meydan kirliliği ile gürültü kirliliği birbiri ile yarışıyordu.

Bu yıl nasıl?

Yek parmak daha az kirlilik; do parmak daha az gürültü; se parmak daha hoyrat bir aldırmazlık her şeye egemen…

Peki ne özendiriliyor, amaç ne?

Bu etkinlikteki kamu-yararı hangi köşede gizli?

Hangi kültür halka ve özellikle gençliğe aşılanmak isteniyor?

Genellikle orta ve alt gelir düzeyine sahip, emekli yaşamının yoğun olduğu bir yörede bu gürültülü zenginlik gösterişinin anlamı ne, yararı kaç okka?..

Lüks araçların orasına burasına monte edilmiş [her türlü yasal ve insani sınırın ötesinde] avazı çıktığı kadar bağırıp çağıran gümbürtülerin bu halka ne yararı var?

Kim, neyi kazanıyor bu görmemişlik gösterisinden?

Yanıt kısa ve özdür: Halkın hiç bir şey kazanmadığı yüz –de- yüz!

Peki geriye kim kaldı?

Bir basamak yukarıda, hani mesela karşı kaldırımda, havalar nasıl?..

Oto satıcıları, aksesuar pazarlayıcıları, gürültü üreticileri ne kazanıyorlar, nasıl kazanıyorlar?

Peki başka?

Akbük’ün sahilinde bu gürültüyü ibretle izleyen orta yaşlı aydın bir insan şöyle söyleniyordu dudaklarının kenarından;

-      Atatürk gençliği bu mu?

Sonra arkasına bile bakmadan sahilden uzaklaştı Akbük’ün o aydınlık insanı…

 

Bu yazının son satırına bir de küçük bir not eklemek gerekiyor:

Bu paldır/küldür acayipliği düzenleyen “organizasyonun organizatörleri” Akbük Kültür ve Çevre Derneği’ne uğrayıp, kendilerine bu hunhar etkinlik için destek verilmesini talep etmişler.

Bittabi… AKÇED yönetim kurulu da hemen bir toplantı yapmış ve bu garip talebi oybirliği ile reddetmiş.

Bu satırları karalayan kişi bütün bunları nereden biliyor derseniz; kendisinin bizzat o yönetim kurulunun içinde “sade” bir vatandaş olarak görev yapmakta olduğu bilgisini arz ederiz.

Sanıyoruz, bu teklifin sahipleri Derneğin ismi içinde “kültür” sözcüğünün yer aldığını bir türlü öğrenememişler…

 

@farukhaksal42

farukhaksal@gmail.com

www.haksal.av.tr

Ad & Soyad
Eposta
Mesaj
İp: 18.208.187.169
Tarih: 24.10.2019
Akbük Mahallesi 1021 Cadde No: 26 (Sahil Yolu Üzeri) Didim - Aydın
www.akceder.com