DÜKKÂN, VİTRİN, İFLAS, MÜFLİS… - Faruk Haksal

Vitrin, dükkânın içinde olanları sergilemek içindir.

Peki dükkanın içinde bir şey yoksa…

Ya da var olan her şey sadece vitrine konan üç-beş kontrplaktan mamul biçim-şekil-süsten ibaretse dükkan sahibinin yapacağı tek şey, konkordato ilan etmektir.

Bu çare de yeterli gelmezse, [bunun ötesi kaçınılmazdır] iflas nihayi kaderdir.

İflas eden dükkân sahibine ne derler?

-      Müflis!

Ya dost gözüken düşmanlar böyle bir durumda ne halt ederler?

Vah vah, deyip karşı kaldırıma geçer, sayfayı çeviriverirler…

Böylece bir yolculuk daha son bulmuş, bir kitabın daha sonuna gelinmiş olur: Gerçekten Vah Vah!

 

Peki bu gelişme kader midir?

Hayır değildir.

Ama siz dükkanınızda sadece düşmanlık ve husumet benzeri şeyler üretirseniz…

Ve vitrininizi bunların üstlerine cila sürerek süslerseniz… Ötesine kader utansın!

Daha üç gün önce sanki dost[muş] gibi davrandıklarınızın dibini oymak için bin dereden bir kova balçık getirirseniz… Ötesinde Mahsuni’nin dili ile: Yuh Yuh!

Hayatınızın çoğunluğunu [mış gibi] yaşarsanız… Çevre-mevre; gezi-mezi; kahvaltı-öğle yemeği; foto-moto; siyaset-karalama çerçevesinde ömrünüzü tüketip, dere tepe düz gidip aşınıza bir arpa boyu kültür katık etmezseniz… Vay ki, Vay sayın seyirciler!

 

Oysa çizgi çekmek çok zor değildir.

Biraz hoş görü, çokça olgunluk gerektirir.

Aman dikkat sakın yanlış anlaşılmasın.

Hoş görü, diyoruz. Boş görü değil.

Olgunluk, diyoruz; Solgunluk değil…

Sadece iyi niyet.

Biraz daha az ego.

Az biraz özveri.

Ve iyi, makbul, dürüst bir niyet…

Yeni bir güne bu yeni kavramlarla başlamak da var.

Hem ne olacak ki?

Yani, ne kaybederiz…

 

@farukhaksal42

farukhaksal@gmail.com

www.haksal.av.tr

 

Ad & Soyad
Eposta
Mesaj
İp: 18.208.187.169
Tarih: 24.10.2019
Akbük Mahallesi 1021 Cadde No: 26 (Sahil Yolu Üzeri) Didim - Aydın
www.akceder.com